Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mucizevi sağlıklı besinler yazı dizisinin 2. kısmındayız. Burada ağzımızla kuş tutmak değil amacımız hemen her gün yediğimiz, tükettiğimiz besinlerin ne gibi mucizelerle donatılmış olduğunun farkına varmak... Lafı fazla uzatmayalım 2. parti yıldızlarla devam edelim.

İlk onda bahsettiğimiz besinlere buradan ve yazının sonundaki linkten ya da blogdan ulaşabilirsiniz. Bizde yol çok:) 11'le devam ediyoruz...

11-16) Kuruyemiş ve Tohumlar

Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı. Yerli malı haftasında öğrencileri beslenme çantalarında başköşede yerlerini alırlardı kuruyemişler. Şu an ise hangisinin nereden ithal edildiği, neredeyse Antep fıstığını ithal edeceğimiz bir döneme geldik ne yazık ki...

11) Badem

Badem hepimizin yakından tanıdığı bir yemiş ve kuruyemiş... Muhteşem bir E vitamini kaynağı kendisi. Bol oranda antioksidan, magnezyum ve lif içerir. Harika bir ara öğün, sindirime yardımcı ve içeridği sağlıklı yağ sayesinde metabolizmanın en önemli dostlarından biri.

12) Chia Tohumu

Son dönemin en önemli aktörlerinden biri. Hemen her ana haberde diyet ve sağlıkla alakalı haberde kendine yer edinmeyi sağlamış bir besin. Tabii bunun bir nedeni var. Dünyadaki en dolu dolu besleyici gıdalardan birisi chia. Sadece 25 gramında toplamda yaklaşık 10 gram kadar lif, magnezyum, manganez, kalsiyum ve diğer çeşitli besleyici öğeleri içinde barındırır. günlük ihtiyaçlarımızın büyük çoğunluğunu tertemiz karşılar. Şişirmez! :)

13) Hindistan Cevizi

Hindistan deyince akla Bollywood gelebilir, ama asıl yıldız kendileri; Hindistan cevizi...Hindistan cevizi de muhteşem bir lif kaynağı ve içerdiği trigliserit yağ ile metabolik hareketlerin gelişmeşi ve oluşmasında muhteşem faydalıdır.

14) Fındık 

Karadenizimizin incisi fındık. Hemen aklınıza aganigi naganigili o meşhur reklam gelebilir. Ama bunun yanında içerdiği yine diğer akrabaları gibi faydalı yağ yapısı ile cilt için muhteşem bir arkadaş. Ayrıca metabolizmamızı ve kan şekeri ve yağını düzenleyen, dizginleyen de bir arkadaş kendileri.

15) Ceviz

Beyne benziyor beyne muhteşem yararı vardır kessin yani! Evet doğru... Direk olarak beyin ve sinir gelişimine etki eden ceviz içerdiği lifler ve vitaminlerle bu yolda en yakın dostumuz. Hangi yolda? Beyin gelişimi! Olanlara duyurulur :)


16) Yer Fıstığı

Çok lezzetli değil mi? Şöyle kavrulmuş, tuzlu ya da tuzsuz...Neyse, kendileri düzgün ve kararında tüketilirse kilo vermeniz yardımcı olur. Çünkü az porsiyonla fazla besin yüklemesi yapabildiğinizden midenizin küçülmesinde etkili olur. Depoyu küçültelim! Tabii ana öğün olarak değil, ara öğün olarak!

17-26) Sebzeler

Belki de dünyanın en yaygın besin grubuna geldik; sebzeler. Sebzeler hali hazırda bildiğimiz gibi muhteşem özelliklere sahipler. Her birinde ayrı ayrı hemde. Biz şimdi sizlere seçtiğimiz bir kaç örnekten bahsedeceğiz.

17) Kuşkonmaz

Çeşitli dünya mutfaklarında çok önemli bir yere sahip bu arkadaş. Biz görmedik belki eksikliğimiz ama son dönemlerde özellikle sosyal medya yemek tarifleriyle Türk mutfağına da ışık hızıyla giriş yapmış bir arkadaş. Eğer daha önceden sık sık kullanım alanı varsa lütfen bizi aydınlatın...:) Kuşkonmazımız karbonhidrat ve kalori açısından yok denecek kadar yoktur ortalıkta. Ama muhteşem bir K vitamini kaynağıdır.

18) Dolmalık Biber

İşte Türk Mutfağı'nın yıldızı burada. Dolmalık biber. Kurutulmuşu ya da normal. Enfes lezzet ve besleyici...Sarı, kırmızı ve yeşil renkleriyle yemeklere harika bir ahenk katarlar. Muhteşem bir antioksidan ve C vitamini kaynağıdır.

19) Brokoli

Seveni var sevmeyeni var o ayrı bir tartışma ve espri konusu. Ama şunu biliyoruz ki brokoli harika bir lif, K ve C vitamini deposu. Ayrıca brokolinin şöyle bir özelliği daha var; diğer sebzelere kıyasla çok daha fazla protein içerir. N'aber?

20) Havuç

Herkesçe bir yıldız havuç. Alın elinize kıtır kıtır yiyin. Çerezlik. Bir depo kök kendileri. İçerisinde bolca lif ve karoten içerir. Antioksidan etkisi fazladır. K vitamini her yanından fışkırır. Sonuçta kök kendisi ve kiler gibi besin deposu!

Evet bu yazıda da bir 10'luk daha paylaştık sizlerle. Yazı dizimiz devam edecek, 50'ye kadar yolumuz var. Sebzeler yarım kaldı ama 3. yazıda tamamlamak dileğiyle. İyi, güzel ve lezzetli kalın...

Yazılar mailinize gelsin diyorsanız mailinizi bırakın gitsin!

1) Mucizevi Sağlıklı 50 Besin! Vol. 1...



Haziran ayına sıcak sıcak geldik. Sağlık ve lezzet ve de ayrıca cebimizin dostu olarak en taze şekilde bu ay hangi meyve ve sebzeleri tüketebiliriz. Taze taze, mis gibi...

Haziran ayında tüketebileceğimiz meyvelerin başında Mayıs ayında raflara çıkan çilek var. Özellikle ayın başlarında tezgahlarda rahatlıkla bulabilirsiniz. Ayrıca şifa kaynakları ahududu, böğürtlen ve dut tezgahlarda arzı endam etmeye başlıyorlar. Muhteşem lezzetleri ve sağlıklı yapıları ile zamanında tüketmek çok önemli!

Yeşil eriğimiz yine gündem de ama ay başı tüketmekte fayda var, zira elma büyüklüğünde anlamsız eriğimsi kardeşlerle sıkça karşılaşabilirsiniz.
Kiraz
Ve gelelim ayın yıldızına! Kendisi doğal bir ağrı kesicidir ve karaciğer, böbrek ve safra sağlığı için ön sıralarda rol alır. Ayrıca sindirimi kolaylaştırır. Tabii bunların yanına daha say say bitmez faydaları vardır. Yıldızımız, kiraz! Kiraz da tezgahlarda yerini almaya başladı. Lezzetli, taptaze tüketebilirsiniz.
Kuşkonmaz
Gelelim haziran ayının sebzelerine. Bir ton sebze arkadaş tezgahlardaki yerini en güzel şekilde alacak ya da yerini koruyacak. Bezelye, biber, börülce, domates, enginar, kabak, kuşkonmaz, marul, nane, patlıcan, semizotu ve taze fasulye... İşte taptaze ve sağlık açan sebzelerimiz de böyle...
Şu aralar raflarda kavun ve karpuz da bulunmaya başladı. Sıkça rastlıyoruz. Havaların ısınmasıyla birlikte çok tercih ediyoruz kendisini. Ama şunu belirtelim istedik önden, karpuz, kavun en güzel temmuz ve ağustosta olur ya da olmalıdır. Sonra duymadık demeyin!
Karpuz
En yeni yazılar mailinize gelsin, sadece mailinizi bırakın gitsin!



Günümüzde daha çok gündeme gelse de binlerce yıllık insanlık tarihinde her zaman var olan bir başka fenomenden bahsedeceğiz; kolestrol!

Kendisini çokça duymuşuzdur. Zira her gün televizyonlarda sıkça gördüğümüz diyetisyenlerin en önemli ekmek kapısıdır kendisi. Bunun nedeni ise sağlıklı yaşam ve beslenme adına muhteşem bir rolü vardır. Peki bu kolestrol nedir? Gelin karmaşadan uzak basitçe bakalım...

Kendisi bir yağ türü. Kan yağı da diyebiliriz kendisine. Yağlar konusuna daha önce değinmiştik. Kolestrol arkadaşta bu familyadan ve sinsi bir arkadaş biraz. Yediklerimizle doğrudan ilişkili olarak artıp azalabiliyor ve sağlığımızı doğrudan etkiliyor. Ayrıca hep "kötü" niyetli olduğunu işitsek de kendisi sağlığımız için oldukça da önemli.

Vücudumuz hormonları, D vitaminini ve bazı besinleri sindirmek için bazı kolestrollere ihtiyaç duyar. Ancak kandaki kolestrol miktarının fazlaca artması damar tıkanıklıklarına ve bu da pek hoşumuza gitmeyecek sonuçlara yol açar. Şimdi bu kolestrol kanda bulunur ya, peki nasıl taşınır?

Kolestrolün bir yağ türü olduğunu gördük. Kan yağı!. Karaciğer tarafından üretilir ya da tam yağlı peynir, kırmızı et, tereyağı ve yumurta gibi gıdalarda da bol miktarda bulunur. Damarlarımızda "lipoproteinler" vasıtası ile taşınırlar. Çokça duymuşsunuzdur "iyi" ve "kötü" kolestrol diye. İşte bu noktada ortaya çıkar bu kavramlar. Kolestrol yüksek dansiteli lipoprotein (HDL) ile taşınıyorsa "iyi", düşük dansiteli lipoprotein (LDL) ile taşınıyorsa "kötü" kolestroldür. Pekala bunlar nedir?

HDL iyi kolestroldür. Yani böyle bilinir camiada. Çünkü HDL dokulardaki kolestrolü toparlayarak dışarı atılmasını sağlar. Damar mamar tıkanmaz yani! En önemli özelliği de vücudumuzda üretilmesidir. Vücut kendi kendini sırtından bıçaklamaz yani. HDL, kahramanımız!


LDL, kötü kolestroldür. Camianın Gargamel'idir. LDL'de bütün kolestrolü alır, HDL'nin aksine dokulara taşımaya kalkar. Bu da damar yollarının tıkanmasına sebep olur. Çok kötü çok, dikkat etmek gerekir. Kanda toplam kolestrolde LDL değerleri, HDL değerleriden fazla ise durum kötü ve kolestrol durumlarını dizginlememiz gerektiğinin bir işaretidir. Bu şekilde olursa şayet, kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların oluşum riski artar! Ne yapı edin dikkat edin bu arkadaşa.

Görüldüğü gibi kolestrol çok ince bir çizgi. Dışarıdan alınanla vücutta üretilen arasında dağlar kadar, taban tabana bir fark var. İyi  ve kötü...Siz siz olun dikkat edin...

En yeni yazılar mailinize gelsin istiyorsanız, mailinizi bırakın gitsin!

Sizlerle bu yazı dizisinde birbirinden sağlıklı, seçmece 50 besinden ve faydalarından bahsedeceğiz. Hemen her zaman tüketebileceğiniz bu gıdalar sağlıklı yaşamın anahtarı olabilir. Tabii aralarında sevmediğiniz, tüketmediğiniz ya da tüketmeye karşı olduğunuz besinlerde olabilir. Onların yerine de alternatifleri kendiniz yaratıp sağlıklı beslenmenin kapılarını bizimle beraber açabilirsiniz! İşte karşınızda ilk 10!

1-6) Meyveler

Hemen hemen dünyanın her yerinde tüketebildiğimiz en sağlıklı gıdaların başında meyveler geliyor. Muhteşem tatları ve yemek için ekstra hazırlığa ihtiyaç duyurmamaları sayesinde alın alın gömün. Hatta imkan dahiline dalından tazecik tüketilen meyveler birebir. Şimdi birkaç meyve ve onların muhteşem faydalarından bahsedeceğiz. Uzatmadan, kısa kısa! Haydi başlıyoruz...

1) Elma

İşte karşınızda yüksek lifli yapısı, C vitamini deposu ve antioksidan fabrikası olan elma. Elma, muhteşem doyurucu olmakla beraber öğünler arasında, tüketebileceğiniz muhteşem bir meyve. Doyurucu!

2) Avokado

Özellikle internet yemek dünyasının gelişmesiyle günden güne daha çok hayatımızda yer eden avokado. Bildiğimiz birçok meyveden ayrı olarak bir karbonhidrat değil bir yağ deposudur. Muhteşem sağlıklı ve iç dengenizi düzenleyici bir iksir diyebiliriz bu yağa. Kremsi yapısı buradan geliyor, ayrıca lifli ve C vitamini ile potasyum deposu kendisi. Sindirim dostu! Unutmayın, mutluluk bağırsaktan geçer!

3) Muz

İşte potasyum kaynağı, bu sıralamada birinciliği kimseye kaptırmayan arkadaş, muz! Ayrıca B6 vitamini içerir ve lifli yapısıyla sindirime yardımcı olur.

4) Yaban Mersini

Bu arkadaşta lezzetli olmasının yanında dünyanın en güçlü antioksidan kaynakları arasında!


5) Portakal

C vitamini konusundaki şöhretini bilmeyen yoktur. Ayrıca lifli yapısı ve muhteşem lezzetiyle tüketmesi oldukça keyiflidir. İster suyunu ister kendisini...

6) Çilek

Muhteşem lezzetli ve besleyici çilek, karbonhidrat ve kalori bakımından da düşüktür. C vitamini ve manganez dolu bu lifli meyve arkadaş muhtemelen dünyanın en lezzetli gıdalarından. Mevsimi biraz kısa hatırlatalım..

Şimdi biz burada meyvelerin çok çok azına yer verdik ama isimlerini anmadan geçemeyeceğimiz arkadaşları da ekleyelim; vişne, kiraz, üzüm, greyfurt, kivi, limon, mango, kavun, karpuz, şeftali, armut, ananas, erik ve ahududu...Ayrıca zeytininde bir meyve olduğunu ve kahvaltı, salata dahil her daim bizi selamladığını, muhteşem sağlıklı ve hayat kaynağı olduğunu belirtelim. Zeytine özel bir dosya da Food in Mobili'de olacak...

Biz devam edelim ilk 10'a;

7) Yumurta

İşte dünyadaki en besleyici gıdalardan biri daha; yumurta! Günlük milyonlarca yumurta yemeklere dahil olmakta ya da direk tüketilmekte. Yıllarca da kolestrolü kötü yönde etkilediği düşünülmekteydi Ama muhteşem bir protein kaynağı kendisi. Sadece yumurtanın sarısını çok kaçırmamakta fayda var. Çünkü muhteşem besleyici olmasının yanında vücuda ani bir yükleme sıkıntıya neden olabilir. Ne de olsa herşeyin fazlası zarar!

8-10) Et Ürünleri

İlk 10'da geldik son 3'e. Bu 3 basamağı da et ürünlerine ayırmak istedik. Önemli olan nokta mümkün olduğunca işlenmemiş, kurumamış ve orta veya az pişirilmiş olarak et tüketmektir.

8) Yağsız Sığır Eti

Muhteşem bir protein kaynağı ve vücudumuz için son derece yararlı demir yüklüdür. Özellikle düşük karbonhidratla besleniyorsanız tüketmekte fayda var. Tabii her gıda gibi hepsinden azar azar ve dengeli beslenmek en sağlıklısı...

9) Tavuk Göğsü

Birçokları tarafından tavuğun en lezzetsiz ve kuru yeri olarak görülse de yağ ve kalori bakımından oldukça düşük, protein bakımından oldukça yüksek bir içeriğe sahiptir kendisi. Bugünlerde çeşitli restoranlarda soslarla tüketmek çoooook moda tavuk göğsünü.

10) Kuzu Eti

Kuzu eti omega 3 bakımından oldukça zengindir ve vücutta yağ dağılımı ile iç dengenin düzenlenmesine faydası vardır.

Food in Mobili her daim dengeli beslenmenizden yana. İstediklerinizi ve lezzet aldıklarınızı tabii ki tüketin ama azar azar, kararınca. Denge en önemlisi. Yakında diğer 10'lu sizlerle olacak. Afiyet olsun.

Mailinizi bırakın ki en yeni yazılar ilk sizin mailinize gelsin!

Sizlere gün içerisinde kullandığımız temel bileşenlerimizden, karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerden bahsetmiştik. Ayrıca tuzlar ve vitaminler ile güzel süslemelerde yapmıştık. Bu yazıda ise neyi, ne zaman tüketirsek nasıl faydalanır, iyi ve kötü etkileri neler olur onlara bakacağız. Evet küçük besin arkadaşları kötü emellerimize alet edeceğiz! Şaka şaka, onlarda isterler herhalde hayatın döngüsüne en verimli şekilde katılmayı. Çokta kafaya taktıklarını düşünmüyoruz:)

Yaşamımızı devam ettirebilmek için enerjiye ve vücudumuzun bazı doğal tepkimeleri yerine getirmesine ihtiyacımız var. Bunlar için de gerekli maddeler, besinlerde. Besinleri tüketme zamanı da oldukça önemli. Mesela geceleri uyumadan önce 1 tabak makarna tüketirsek bu bizi enerjiye dönüşmeyen karbonhidratın yağa dönüşmesi vesilesi ile oldukça üzecektir. Ama günün enerjisini elde etmemiz için öğle yemeğinde tüketirsek hemen kullanılacak ve enerjiye dönüşüp günü yakalamamıza yardımcı olacaktır. Şimdi birkaç örnekle bu durumu açıklayalım. Bakalım akşam tüketince ne olabilir, kahvaltı veya öğle yemeğinde tüketirsek ne olabilir? Örnek olacak arkadaşlarda aşağıda heyecanla bekliyorlar...:)

Muzu öğle yemeğinde yerseniz şayet bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olur, cildinizi güzelleştirir. Akşam yerseniz şayet burunda akıntıya sebep olur ve biraz sindirimde sıkıntılara sebep olabilir. Anladınız siz onu 😁

Elma içerdiği pektin sayesinde kan şekerini ve kolestrolü düşürür. Pektin de aslında bir şeker türüdür, en doğallarından ancak sabah kahvaltısında tüketirseniz, şeker kontrolünü elden bırakmıyor. Akşam yerseniz şayet pektinin sindirimi zor olduğundan bütün güne yayamazsınız ve bu da mide asidinin artmasına sebep olur...


Kahvaltıda yenen domates sindirimi ve metabolizmayı hızlandırır, akşam yemeğinde tercih ederseniz domatesin içerisinde de pektin bulunur ki elma gibi mide asidine sebep olur, bu da rahatsız eder. Ayrıca oksalik asitte domatesin içerisinde bulunan rahatsız edici maddelerden biridir ve midenizde şişkinlik oluşmasına sebep olacaktır.


Gelelim meşhur yoğurdumuza. Hemen hemen her yemeğin yanında iyi gidiyor bu velet... Akşam yemeğinde yoğurt yerseniz işte sindirime yardımcı harika bir gıda tüketmiş olursunuz. Gece yarısı kaçamak atıştırmalık mı istiyorsunuz. Yoğurt yiyin 😁 Ola ki kahvaltı da tükettiniz. O zaman da bu arkadaş hiç ummadığınız bir şekilde mide asidinin artmasına sebep olabilir ve mide yüzeyinin bundan hasar almasına neden olabilir. Aman dikkat. Sabah boş mideye kaşık kaşık yoğurt yemeyin deriz.

Arada atıştırmalık olarak size tavsiyemiz, mevsiminde portakal! Kendisi öğün aralarında tüketildiğinde metabolizmayı hızlandırıp bağışıklığı güçlendirecektir. Ama kahvaltıda yerseniz boş mideye zarar verecek ve gastrite sebep olacaktır. Sonra ben duymadım demeyin.

Bizim olmazsa olmazımız, her yerli malı haftasının baş tacı, kuruyemişler. Sanki son zamanlarda yerli malı haftasında bile kendilerine yer veremeyeceğiz ne yazık ki...Neyse gelelim asıl konumuza, eğer öğle yemeğinde biraz kuruyemiş, hani, fındık, fıstık, ceviz tüketirseniz bu kan basıncınızı düşürüp kalp sağlığınızı korumanıza yardımcı olacaktır. Ama akşam yemeğinden sonra yerseniz şayet çok yağlı ve kalorili olduğundan tam ters etki yapabilir ve ziyadesiyle kilo olarak size geri dönebilir. aman dikkat.


Son zamanlarda ulaşmakta zorlandığımız, aslında genel olarak ulaşmakta zorlandığımız, tamam sofraya geldiğinde kendimizi şanslı hissettiğimiz, yerine alternatif gıdalar türettiğimiz kırmızı eti öğle yemeğinde tüketirseniz muhteşem bir demir kaynağı tüketmiş olursunuz. Protein yüklemesi yaparsınız ve hastalıklara karşı da direnç kazanmış olursunuz. Ama gel gelelim akşam yemeğinde tüketirseniz bilesiniz ki sindirimi yaklaşık 4 ila 6 saat sürecektir ve rahatsız etmesi olasıdır. Ayrıca bu durum sindirim sistemine zarar verebilir. Bir düşünün; yediniz yemeği ve 3 saat sonra yan gelip yattınız. Artık kötü rüyalar ve uykusuz dakikalar peşinizi bırakmayacaktır. Nerede maden suyu? Tanıdık geldi değil mi?

İşte bir kaç örnekle besinlerin tüketilme zamanlarının önemi. Hepsinden maksimum yarar elde etmek ve karşılaşacağımız olumsuzlukları minimalize etmek için dikkate almakta fayda var. Zira verdiğimiz örneklerin yapılarına benzer besinlerde aynı durumlara sebep olacaklardır. Haydi afiyet olun...


En son yazıların mailinize gelmesi için mailinizi bırakın ve bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin... :)

Herkese merhaba! Evet yemek yemeyi seviyoruz ve artık mayıs ayından itibaren de o ay hangi meyve ve sebzelerin taze olarak tüketilebileceğini sizinle paylaşıyoruz! Bakalım mayıs ayında neleri taze taze tüketebileceğiz?

Önce meyvelerden başlayalım. Yaza doğru emin adımlarla ilerlerken ağızları sulandıran çeşit çeşit meyvelerin de zamanı gelmekte. Mayıs meyvelerinin ortak özelliği ise ömürlerinin kısa olması! Elimizi çabuk tutmak şart. Zamanı uzatmak için bu meyvelerin GDO basılmış hallerini de özellikle mayıs sonunda ve haziran ayı boyunca raflarda göreceğiz. Peki bu meyveler neler?
Çilek
Çilek! Yoğurdunu yapın, pudra şekeriyle gömün veya dondurma yapın ya da taze taze alıp derin dondurucuya kaldırın. Reçel de yapabilirsiniz. Say say bitmeyen besin değeri ve yararıyla çilek, lifli yapısı ile sindirime ve C vitamini deposu olmasıyla vücut direncine lezzetli bir katkı sağlar.

Erik
Erik! Tabii sadece erik deyip geçmemek lazım. Kütür kütür, sulu sulu, hafif tuzlayıp ısıra ısıra yediğimiz muhteşem lezzet. Papaz erik, can erik ve Malta eriği mayısta kaçırılmamalı. Zira mayıs sonu ve haziran ayında elma büyüklüğünde eriklerle karşılaşacağız. Onlardan uzak, ilk eriklere yakın durmalı. Erik de muhteşem faydalarıyla adeta şov yapıyor. Sindirimi düzeltir, kolestrolü bitirir, kansızlığa çaredir..

Mayıs ayı meyveleri çilek ve erik çeşitlerinden ibaretken sebzeler tam bir çıkartma halinde...Bakalım hangi sebzeleri taze taze tüketebiliriz? Sebze listesi oldukça kabarık. O yüzden teker teker değilde bir bütün olarak bakacağız bu arkadaşlara. Hepsi de sağlık deposu ve taze taze tüketildiklerinde lezzet şölenini bizlere sunuyorlar.
Enginar
Enginar, kuşkonmaz, taze bakla, bezelye, semizotu, barbunya, asma yaprağı, madımak otu, domates, ebegümeci, arpacık soğan, marul, roka, taze soğan, sarımsak, taze biberiye, deniz börülcesi, taze nane, ısırgan otu, arap saçı otu, hindiba, çiriş otu ve mizotu...

İşte lezzet saçan sebzeler de böyle. Bu sebzelerin tazeleri hem muhteşem sağlıklı hem de... Sizin de aklınıza birçok mezedir, zeytinyağlıdır, salatıdır geldi değil mi?
Bezelye
İşte mayıs ayı meyve ve sebzeleri böyle. Taze taze tüketelim kendilerini ya da zamanında alıp imkanımıza göre atalım dondurucuya sonra mis gibi tüketiriz. Ayrıca şunu da unutmamak lazım son zamanlarda oynayan gıda fiyatlarıyla baş etmenin en önemli yolu zamanında doğru sebze ve meyveleri tüketmek olsa gerek.

Her ay Food in Mobili'de en tazesinden bulacaksınız sebze ve meyveleri bizden söylemesi. Siz de mailinizi bırakın ve en yeni yazılar mailinize gelsin!